Burada Mıyım?

Bazen günler birbirine karışıyor. Randevular, yapılacaklar, yetişilecek yerler, mesajlar… Bir bakıyorum hafta bitmiş. Ama içimde sanki başka bir saat çalışıyor. Dışarıdaki zamanla içerideki zaman hiç aynı akmıyor bazen.

Bazı anlar var, kısacık sürüyor ama içimde uzun uzun kalıyor. Bazı dönemler var, aylar geçiyor ama ben hala aynı duygunun etrafında dönüp duruyorum. Bazen de yıllardır içimde taşıdığım bir şey, hiç beklemediğim bir anda kendini hatırlatıyor.

İnsan sadece bugünü yaşamıyor. Geçmişi de yanında getiriyor, geleceğe dair korkularını da… Bazen bir cümlenin içinde çocukluğu konuşuyor insanın. Bazen bugünkü bir ilişki, çok eski bir yaranın kapısını aralıyor. Ve bazen de insan, “ben bunu atlattım sanıyordum” dediği bir yerden yeniden geçiyor.

Bunlara tanıklık ederken kendime de dönüyorum ister istemez. Çünkü ben de zamanın dışında değilim. Ben de bazen bir şeyleri hızlandırmak istiyorum. Bazı duygular hemen geçsin, bazı belirsizlikler hemen netleşsin, bazı cevaplar hemen gelsin istiyorum. Sonra hayat bana yine aynı şeyi hatırlatıyor.

Her şeyin kendi zamanı var. Ve ben bunu bazen kabul etmekte zorlanıyorum.

Beklemeyi.
Durmayı.
Her şeyi hemen anlamamayı.
Bazı şeylerin içimde yavaş yavaş yerini bulmasına izin vermeyi.

Bu hafta gerçekten neredeydim?
Sadece işleri mi tamamladım, yoksa bir an olsun kendime uğradım mı?
Bir duygumu duydum mu?
Birine gerçekten temas ettim mi?

Zaman geçiyor. Bunu biliyoruz. Bu biraz hüzünlü aynı zamanda çok canlı bir şey. Bazı şeylere eskisi kadar kırılmıyoruz. Bazı insanlara eskisi kadar tutunmuyoruz. Bazı soruların cevabını buluyoruz, bazı sorularla yaşamayı öğreniyoruz.

Zamanın akışında olmak, her şeyi kontrol etmeye çalışmadan, ama kendinden de kopmadan yaşamak.
Bazen durup “ben şu an ne hissediyorum?” diye sorabilmek.
Bir sessizliği hemen doldurmamak.
Bir vedanın ağırlığını inkar etmemek.
Bir başlangıcın heyecanına izin vermek.

Tutunduğum yerleri fark ederek, bıraktığım şeylere bakarak, kendime arada bir dönüp “burada mısın?” diye sorarak.

Yorum bırakın